İçeriğe geç

Ay: Temmuz 2021

Kaleciliğin Teknik ve Donanım Tarihçesi

Eldivenin Tarihi

Kaleci eldivenlerinin tarihi oldukça tartışmalı bir tarihe sahip ve gelişimleriyle ilgili olarak kabul edilmiş bir zaman çizelgesi veya evrim kaydı yoktur. Bu gelişigüzel durum birkaç kalecinin kaleci eldivenlerinin öncüsü ilan edilmesine yol açmıştır. Bu, tabii ki bu tür iddiaların yanlış olduğu anlamına gelmemektedir.

Genellikle eldiven takan ilk kaleci olduğu söylenen Arjantinli Amadeo Raul Carrizo buna bir örnektir. 2010’da Daily Telegraph, okuyucularına Carrizo’nun 1940’larda River Plate ile geçirdiği süre boyunca bir çift eldiven takan ilk kişi olduğunu yazdı. Bu muhtemelen, 1890’ların ortalarında bir çift eldiven takan, Lancashire Ligi takımı Chorley’nin evi olan Dole Lane’de kale direğine dayanırken resmedilen İskoçyalı kaleci Archie Pinnell için oldukça sürpriz olurdu.

Archie Pinnell – Kaynak: Goalkeepers are different

2014 yılında New York Times’ın yazdığına göre ise  1885 yılında William Sykes adlı bir İngiliz futbol üreticisine futbol oynarken kullanılmak üzere bir çift deri eldiven için sipariş verilmiştir. Sykes’in tasarımı, kalecinin ellerini korumaya ve desteklemeye yardımcı olmak için bir Hindistan kauçuğu katmanı içeriyordu, ancak zaman içinde orijinal fikrini takip etmemeye karar verdi ve seri üretime geçmek yerine tasarımını rafa kaldırdı. Ancak bu, kalecilerin diğer eldiven türlerini denemelerini engellemedi.

Carrizo’nun Güney Amerika’da ortaya çıkmasından kırk yıl önce, Arjantinli meslektaşından tartışmasız bir öncü olan Gallerli uluslararası Leigh Richmond Roose, hava kötü olduğunda genellikle bir çift eldivenle sahaya çıkardı. Roose, kötü koşullarda eldiven giymenin faydalarını fark etti. Roose’un eldivenlerle ilişkisi öyle ki, 1909’dan kalma bir sigara paketi kaleciyi, Sunderland Futbol Kulübü’nde yün eldivenlerle tamamlanmış olarak tasvir ediyordu.

Leigh Richmond Roose  – Kaynak: Wikipedia

Bazıları ellerinin avuçlarını bandajlarla sarıp parmakları serbest bırakarak devam etti. Liverpoollu Elisha Scott, kalın yün ve eldivenlerden yapılmış bir çift giymeyi tercih etti. Preston North End’den James Mitchell ve Aston Villa’dan Tommy Jackson tarafından giyilen 1922 ve 1924 FA Cup Finalinde eldiven giyerlerken her ikisi de tesadüfen kaybeden taraftaydılar. İtalya’dan Carlo Ceresoli, hem kulüp hem de milli takım için oynarken eldiven giymekteydi. Bir başka İtalyan Giampiero Combi de 1934’te İngiltere’ye karşı bir çift deri eldiven seçmişti.

Giampiero Combi – Kaynak:Nazionale Italiana

İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından, örme yünlü eldivenler, hava nasıl olursa olsun, Britanya’daki birçok kaleci için bir tercihti. Örneğin Arsenal’den George Swindin, hem 1950 hem de 1952 Kupası finallerinde bir çift yün eldiven giymeyi seçti, Gunners sırasıyla Liverpool’u yenerek Newcastle United’a yenildi.  Kalecilerin belli bir dönem yani 1970’lerden önce yalnızca hava soğuk veya ıslak olduğunda eldiven giyiyordu. Bununla birlikte, deri ve yün çeşitlerine alternatif aranmaya devam edildikçe, ülkenin dört bir yanındaki bahçelerde daha sık görülen pamuk eldivenler birçok sahada görünmeye başladı. Bazıları, ise eldivenlerden tamamen vazgeçmeyi ve başka yollar bulmaya çalışmayı tercih etti, başka bir Arsenal kalecisi olan Galli Jack Kelsey, bir maçtan önce avuçlarına sakız parçalarını sürerek yakalamayı tercih etmişti. Yine de bu yeni çeşitler bile kötü havalarda, özellikle ıslak veya karlı koşullarda hala aynı sorunları yaşıyordu. Hem yünlü hem de pamuklu eldivenler suyu emmekte ve parmaklarda uyuşmaya neden olmaktaydı. Deri eldivenler de belirli bir esneklik kaybetmekte ve topun yakalanmasını zorlaştırmaktaydı.

Bununla birlikte, bu sınırlamalara rağmen, Gordon Banks gibi kaleciler, özellikle top kaygan ise, eldivenlerin herhangi bir kalecinin çantasının önemli bir parçası olduğuna inanıyordu. 1967’de Charlie Buchan’ın Soccer Gift Book kitabı için konuşan Banks, genç kalecilere her zaman bir çift taşımalarını tavsiye etti; İngiltere’nin Dünya Kupası’nı kazanan kaleci, “Islak bir günde daha fazla yumruk atmayı hedefliyorum ve eldivenler olmadan bu tehlikeli.” diyordu.

Banks, İngiltere’nin 1966’da Wembley’de Jules Rimet ödülünü almak için Batı Almanya’yı yendiğinde eldiven taktığı ve Brezilya’daki 1970 turnuvasında kaleciler için özel olarak yapılan ilk çiftlerden birini giymeye devam etti. Pele’ye karşı o meşhur kurtarışını yaptığında bir eldiven giydi. Halen pamuktan yapılmasına rağmen, bu yeni eldivenler daha çok parmaklara, eklemlere ve bazı durumlarda avuç içlerine konulan kauçuk yamalar içeriyordu. Bir kalecinin topu daha iyi tutmasına ve yumruklamasına yardımcı olmak için tasarlanan bu ekipman, 1970’lerin başlarında spor mağazalarında yer almaya başlamıştı.

George Best ile Gordon Banks – Kaynak: Daily Mail

Sondiko başta olmak üzere eldiven çalışması yapan spor markası üreticileri çalışmalarına devam ederlen ilk kişiselleştirilmiş eldiven, milli takımda Banks’in yedeği Peter Bonetti’ye aitti;  yeşil ve sarı renk eldivenlerinin her birinin arkasında büyük bir “B” harfi vardı. Eldivenlerde ayrıca sünger, kauçuk gibi tüm hava koşullarına ve koşullara uyum sağlamaya çalışan çeşitli malzemelerde görünmeye başlandı.

Peter Bonetti – Kaynak : Goalies are different

Kıtada, spor üreticileri 1960’ların ortalarında kaleciler için Alp disiplini kayak ürün yelpazesine dayandırarak eldivenler geliştirmeye başlamışlardı. Uhlsport bu çabalara öncülük ederken 1973’te Gebhard Reusch, tarihteki ilk gerçek kaleci eldiveni olduğunu iddia ettiği şeyi geliştirmek için Batı Almanya milli takımı ve Bayern Münih kalecisi Sepp Maier ile birlikte çalıştı.

Yorumlar kapalı