İçeriğe geç

Arsa Gibi Futbol Sahaları

Last updated on 8 Ekim 2021

1.) Hackney Marsches (Londra / İngiltere)

Bu fotoğraf 1951 yılında çekilmiş. Londra’da Hackney Marshes diye geçen bölgeye ait, yani Hackney Bataklıkları.

O donemde bu gördüğünüz alanda yan yana 88 nizami sayılabilecek futbol sahası var. Amatör futbol karşılaşmaları yapılıyormuş…

Bugün mü? Burası bugün de bu fonksiyona sahip. Sadece saha sayısı bina, tesis vs ihtiyaçları icin 82’ye inmiş. Yine amatör karşılaşmalar var ve pazar günü futbolunun cenneti… Gerçek futbol ?

İngiltere sadece Premier League’den oluşmuyor tabii.

Kaynak: Oldfootballphotos

Daha önce Londra’da Hackney Marshes diye geçen bölgeye ait, yani Hackney Bataklıkları’na ait 1951 tarihli bir fotoğraf paylaşmıştım.

O donemde bu alanda yan yana 88 futbol sahası vardı. Amatör futbol karşılaşmaları yapılıyordu… Bana bu sahaların bugünkü durumu sorulmuştu. Hazır bugün pazar günü ve İngiltere futbolundan da bahsetmişken o konuya da değinelim.

Hackney Bataklıkları Hackney Pitches (Sahaları) ismiyle bugün de bu fonksiyona sahip. Sadece saha sayısı bina, tesis vs ihtiyaçları icin 82’ye indirilmiş. Yine amatör karşılaşmalar var ve pazar günü futbolunun cenneti… Bir bölümünü gösteren fotoğrafı da sizinle paylaşıyorum.

Amatör ruh güzeldir.


Kaynak: The Telegraph

2.) Académico Futebol Clube (Porto / Portekiz)

Bu fotoğraf Porto’da eski bir stadyumun dışına ait ve çok sevdiğim, anlamlı bir fotoğraf. Çok eski bir stadyum olan Campo do Lima’nın duvarında “Football History Was Here” yani, “Futbol Tarihi Buradaydı” yazıyor. Bu stadyumda 1911’de kurulmuş olan ve Portekiz’in ilk profesyonel liginde yer almış Académico Futebol Clube (Académico do Porto) oynamış. Bu kulüp daha sonra profesyonel futboldan çekilmek zorunda kalmış; şu an basketbol, hentbol gibi alanlarda faaliyet göstermeye devam ediyor.

Biz de bu yıl da futbolun ve tabii ki öncelikli olarak kalecilerin futboldaki yerine belirli bir sistematik ve sıra içinde burada değinmeye devam edeceğiz. Futbolun kaybolan değerlerini en azından biz kaybetmemeye çalışacağız.


Kaynak: Oldfootballphotos

3.) Gospin Dolac (Imotski / Hırvatistan)

Gospin Dolac Stadium’unda en güzel yerde iki kafadar ?

Dünyanın en ilginç stadyumlarından birisi olan ve 4.000 kişilik bir kapasiteye sahip olan bu stadyum Hırvatistan’ın Imotski kasabasında. Kasabanın sadece 4.700 nüfusu var ve civardaki kasabalarla toplam nüfus 10.000’e çıkıyor. Stadyumda oynayan en üst ligdeki kulüp ise Nogometni Klub Imotski ve 3.Ligde. Burada yerel birçok kulüp oynuyor tabii ki…

Yukarıda yer alan kalenin arka tarafında bir göl var. Her haliyle müthiş bir yerde fantastik bir stadyum.

Kaynak: Stadiumdb

4.) Štadión na Sihoti (Trencin / Slovakya)

Orta Avrupa’dan yine hoş bir stadyum…

Trencin, Slovakya’nın Çek Cumhuriyeti sınırındaki şehirlerinden ve sadece 55 bin kişilik bir nüfusa sahip. Görseldeki stadyum şehrin 3.500 kişilik stadyumu Štadión na Sihoti ve üst tarafta görünen kale de Trencin Kalesi. Kalenin tarihi M.S.179’a ve Romalılara dayanıyor. Denizden biraz yüksekte olan ancak içinden Vah Nehri (kalenin tam karşısında) geçen bu tarihi şehrin en ünlü ve en üst ligde yer alan kulübü de AS Trencin.

Kaynak: LearnEnglishThroughFootball

5.) Cierny Balog (Slovakya)

Bugün size Slovakya’daki bir stadyumla iyi pazarlar dilemek istiyorum.

Čierny Balog kasabasında olan, amatör Tattan Cierny Balog kulübünün kullandığı ve sadece 480 kişilik seyirci kapasitesi olan bu küçük stadyumda futbol sahası ile tribünler arasından tren yolu geçiyor. Eh tren, bazen bir penaltı atışı sırasında stadyumdan geçebiliyor ya da bozulabiliyor tabii ki… Ama trenin içindekiler için de farklı bir deneyim 🙂


Kaynak: My Byrstica

6.) Stadion Celuloza (Zarnesti / Romanya)

Romanya’da Karpatların ilginç bir stadyumunun ahşap tribünleri… Adı Stadion Celuloza olan Zarnesti’deki bu stadyumda kasabanın takımı Olimpic 4.Lig karşılaşmaları oynuyor. Tabii ki karşısındaki kısımda portatif tribünler de var ancak yeşillikler içinde bu kısmın görünümü harika… Futbol derme çatma daha güzel…


Kaynak: Learn English Through Football

7.) Dumbarton (İskoçya)

İskoçya’daki Dumbarton Football Stadium. Dumbarton FC, 2000 yılından bu yana karşılaşmalarını bu stadyumda oynuyor. Stadyum Dumbarton kayaları ve Leven nehri arasında. 1872 yılında kurulmuş olan Dumbarton FC’den burada daha önce bahsetmiştim. 1890’da kurulan İskoçya Ligi’nin ilk sezonunu şampiyon kapatan kulüp şu an 1.Lig’de (Yani eski mantık 2.Lig) ve ülkesinde 4 ayrı kademede şampiyon olmayı başaran ilk kulüp. Kuruluşundan itibaren 2000 yılına kadar da yaklaşık 130 yıl Boghead Park’da karşılaşmalarını oynamışlardı.

Kaynak: Learn English Through Football

8.) Pod Obzidjem (Piran / Slovenya)

NK Portorož Piran, Piran kentinin Slovenya 3.Liginde yer alan bir kulübü. 1925 yılında kurulmuş olan Piran kulübünün 1998 yılında tasfiyesi üzerine aynı yıl faaliyete geçmiş durumda. Kulübün futbol takımının karşılaşmalarını oynadığı stadyum ise Pod Obzidjem. 500’ü oturaklı 750 kişi kapasiteli bir stadyum.

Piran, yaklaşık 4.000 nüfusu olan kendisiyle aynı ismi taşıyan körfezde yer alan bir kasaba. Bir ortaçağ mimarisine sahip olan kasaba dar sokaklarıyla o eski halini koruyor. Slovenya’nın en çok turist çeken bölgelerinden ve İtalya’ya yakınlığı itibariyle halkın önemli bir kısmı İtalyan kökenli. Zaten yaklaşık 500 yıl Venedik Cumhuriyeti’nin egemenliğinde kalmış. Ama bölgenin tek yakın ilişkisi İtalya değil, bu körfezle ilgili Hırvatistan’ın da hak iddiaları var ve Slovenya ile aralarında bu konuda bir ihtilaf söz konusu. Küçük ama oldukça kıymetli bir yer yani…

9.) Panyee FC (Endonezya)

18.yüzyılda Endonezyalı balıkçı Toh Baboo, yaşadığı yeri bırakıp balığın bol yaşamın daha güzel olacağı bir yer arayışına çıkar. Üç aile teknelerine binip sulara açılırlar. Bu üç öncü aileden aradıkları gibi güzel ve uygun bir yeri bulan diğerlerine haber edecek, yüksek bir tepeye bayrak asarak işaret verecektir. Aradıkları gibi bir yeri Toh Baboo bulur ve Malay dilinde “Bayrak Adası” anlamına gelen Koh Panyee’nin hikâyesi böylece başlamış olur. Tayland’ın güneybatısında kayalıklardan masmavi suların üzerine uzanan bu balıkçı kasabası, şu an yaklaşık 2.000 nüfusuyla artık restoranları, bungalov konaklama imkanları ile turistlerin de ilgi odağı. Ama bizi asıl ilgilendiren kısmı köyün futbol takımı…

1986 Dünya Kupası’nın TV.den izleyen köyün çocukları köyde futbol oynamak istiyor ama sahaları yok, hatta köy su üzerinde olduğu için saha yapacak yerleri de yok. Ancak kendileri ile dalga geçilmesine rağmen inat ediyorlar ve buldukları tahtalar, çiviler, eski balıkçı salları, balıkçı ağları vs.yi kullanarak kendileri su üzerinde futbol sahalarını yapıyorlar. Ve adadakiler için futbol daha önce sadece TV.den izlenen bir şey iken oynanan bir oyuna dönüşüyor. Sonra katıldıkları ilk turnuva geliyor. Orada ilk karşılaşmalarında ikinci yarıda çıplak ayakla oynuyorlar. Derken Panyee FC kuruluyor ve 2000.lerde gençlerde gelen 7 Güney Tayland şampiyonluğu var. Görseldeki futbol sahası yıllar içinde birçok dönüşüm yaşadı tabii ki, hatta spor alanları birden fazla artık…

Tayland’ın önemli bankalarından birisi de zamanında onların hikayesini “Make The Difference” (“Fark Yarat”) sloganıyla 5 dakikalık bir kısa film haline getirmişti. İngilizce altyazılı olarak blogumda ve profilimdeki linkten ulaşabilirsiniz. Bu futbol sahasından çok önce bir kez daha bahsetmiştim, ancak o zaman sayfa henüz yeniydi, şu anki birçok dostumuz henüz takipte değildi. Ve o zaman güncel halini koymuştum. Bir de videodan bahsetmemiştim.

Kaynak: https://thesefootballtimes.co/2017/12/15/how-the-1986-world-cup-inspired-panyee-fc-one-of-asias-most-remarkable-clubs/

10.) Tuvalu Havaalanı (Tuvalu / Okyanusya)

Tuvalu; Büyük Okyanus’ta Hawaii Adası ile Avustralya arasında, dokuz adet mercan adasından oluşan Polinezya ülkesidir. Komşu ülkeleri Kiribati, Samoa ve Fiji adalarıdır ve sadece 26 kilometre karelik bir yüzölçümüne sahip olan bu adanın nüfusu da yaklaşık 10.000. Tuvalu; dünyada Vatikan, Monako ve Nauru’dan sonra en küçük ülke olup Vatikan’dan sonra ise en az nüfusa sahip ikinci bağımsız ülkedir.

Bu küçük ada ülkesinde her gün akşamüzeri ilginç bir olay gerçekleşiyor. Başkent Funafuti’deki havaalanı bu saatlerde yetişkin ve çocukların bir oyun alanına dönüşüyor. Havalanının pistine futbol, basketbol, voleybol ve ragbi sahaları kuruluyor ve herkes sevdiği oyunun peşinde koşuyor. Uçuş olmayan bu zaman diliminde dünyadaki diğer havaalanlarından farklı olarak buraya girmek serbest. Neden? Çünkü burada başka oynayabilecekleri bu büyüklükte bir yer yok.

Öte yandan bu arada bu ülkenin 1979’dan bu yana bir milli futbol takımı da var ve Vatikan, Monako, Kiribati, Mikronezya, Nauru, Marshall Adaları ve Palau ile birlikte FIFA’ye üye olmayan sekiz ülkeden birisi. İlk karşılaşmalarında Tahiti’den 18 gol yemişler, başka farklı mağlubiyetleri de var ama Tonga, Kiribati, Samoa ve Yeni Kaledonya karşısında galibiyetleri de söz konusu.

Arsadaki sadece futbolun değil sporun peşindeyiz. Havaalanı da bir arsa

11.) Iodine Park (Millhead / İngiltere)

Bu saha Millhead FC’ye ait. Millhead FC, bir Non-League kulübü. North Lancashire and District Football League Division’da mücadele ediyorlar. Premier League’den saymaya başladığımızda 16.seviyeye denk geliyor. 16.ligde A takım varken Reserve takım da Division 3’te mücadele ediyor. Bu saha NOn-League ruhunu tam anlamıyla yansıtan masalsı havasıyla ilgi çekiyor.

Kaynak: LearnEnglishThroughFootball

12.) Invicta Ground (Londra / İngiltere)

Invicta Ground, Arsenal’in ilk standartlara uygun stadyumuydu. 1886’da kurulmuş olan kulübün ilk adı Royal Arsenal’di ve 1890’a kadar Arsenal’in eski evi Plumstead High Street’in güney tarafında, yüksek Manor Ground’dı. O yıl Invicta Ground’a taşındılar ve o sırada yaklaşık 1.000 taraftarı olan amatör bir kulüptüler. Bir yıl sonra kulüp profesyonelleşti ve isimlerini Woolwich Arsenal değiştirdiler.

Woolwich Arsenal, Futbol Ligi’nde ilk sezonu olan 1893–94 için Invicta’yı kullanmayı planladı. Ancak, Arsenal’in yükselişinden yararlanmak isteyen yerin sahibi George Weaver (bir maden suyu patronu), yıllık kirayı kulübün karşılayamayacağı bir miktar olan 200 £ ‘dan 350 £’ a yükseltti. Arsenal, Manor Ground’a döndü ve 1893 yazını o zamanki standartlara uygun bir tesis inşa ederek geçirdi.

Woolwich Arsenal’in Profesyonel Lig’e katılmasına üzerine bölgede kurulan Royal Ordnance Fabrikaları Futbol takımı, bir yıl daha arada sırada kiralayarak Invicta Ground’da bazı karşılaşmalarını oynadı. Ancak, 1894’ün sonlarına doğru onlar da ayrılmışlardı ve Weaver, tesis için aslında istediği kiraya kalıcı bir kiracı bulamayacağını anlayınca sonunda onu yıkarak, sitede evler inşa etti. Bugün stadyumun bazı beton terasları hala Hector Street’deki evlerin arka bahçelerinde duruyor ve eski çağlardan kalan bir tarihi eser havası yaratıyor.

13.) Eriskay Futbol Sahası (İskoçya)

Kuzey İskoçya’da bir ada olan Eriskay’ın adı Eric’in Adası anlamına geliyor. Çok eski bir yerleşim yeri olmasına rağmen sadece 150 kişilik bir nüfusa sahip olan bu ada geçmişte yakınında batmış ve romanlara konu olmuş SS Politician isimli bir yük gemisi ile ünlüyken son dönemde futbol sahası ile bilinir hale geldi. Pek de düz sayılamayacak bu harika manzaralı futbol sahasını bazen koyun, inekler ve atlar ziyaret ediyor ve ihtiyaçlarını gideriyor ?

FIFA tarafından dünyanın en dikkat çekici futbol sahaları arasına seçilen ve İsviçre’deki müzede gösterilmek üzere bir futbol karşılaşması organizasyonu ile çekimleri yapılan bir futbol sahası Eriskay… Adada Eriskay FC isimli bir futbol kulübü de mevcut…

Burasıyla ilgili BBC Scotland tarafından çekilen 5 dakikalık video da linkte yer alıyor.

14.) Bohemians Prag (Çek Cumhuriyeti)

Çek fotoğrafçı Roman Vondrous’un ödül kazandığı fotograflari: Pandemi döneminde Bohemians Praha 1905 taraftarları
Bu kulüp ülkenin önemli kulüplerinden ve AFK Vrsovice adıyla başlayıp yıllar içinde birçok isim değişikliğine uğramış. Çekoslovakya şampiyonluğu ve 1982-83 sezonunda UEFA Kupası yarı finali var.


Kaynak : LearnEnglishThroughFootball

Kategori:Futbol Sahaları