İçeriğe geç

Enternasyonel İşçi Sporları

Last updated on 8 Ekim 2021

1.) 1918 Sonrası İşçi Hareketleri ve İlk İşçi Kulüpleri

1 Mayıs itibariyle biraz da işçilerin spor ve tabii futbol dünyasına bakalım… Burada özellikle İngiliz futbolu ve işçilerin futbola dahil olmasına ara ara değiniyoruz. The English Game dizisindeki Darwen ve Blackburn hikayeleri de var…

Dünya, iki paylaşım savaşı arasındaki süreçte (1918-1939) muazzam bir potansiyele tanıklık etti. Bir yandan savaşın yaralarını sarma çabaları, endüstri ve çalışma yaşamındaki yenilikler öte yandan Ekim Devrimi ve özellikle Avrupa’nın dört bir yanında büyüyen işçi hareketi, ilerici güçlere önemli mevziler kazandırdı. “Az zamanda büyük işler başarmayı” zorunlu hale getiren bu hareketli süreç sadece siyasal ve ekonomik değil kültürel alanlarda da yaratıcı patlamalara, cesur inisiyatiflere yol verdi. Spor, bu alanlardan biriydi.

İlk işçi kulüpleri, 1800’lerin ikinci yarısında kurulurken işçi sınıfı içindeki örgütlülük durumuna paralel Almanca konuşan halklar kısa süre içerisinde harekete geçti. Viyana’da ilk işçi jimnastik kulübü, 19.yüzyılın sonunda Allgemeiner Turnverein adını aldı ve birçok sporun yapıldığı bir merkeze dönüştü. İlerleyen yıllarda yeni kulüplerin kuruluşuna tanıklık edildi. Bu kulüpler, 1910’da Avusturya İşçileri Jimnastik Birliği adı altında birleşti. 1924’e gelindiğinde Avusturya İşçileri Spor ve Beden Eğitimi (ASKO) adını alan organizasyon bünyesinde jimnastik, bisiklet, yürüyüş, yüzme, kayak, futbol, hentbol, judo ve tenis gibi sporlar dahi yapılıyordu. 300 bine yakın üyeye sahip olan organizasyon, nüfusa kıyasla dünya üzerindeki en büyük işçi sporcu örgütüydü ve örgütün başkanı Julius Deutsch, 1927’de Sosyalist İşçilerin Spor Enternasyonali’nin (SWSI) başkanlığına getirilecekti. 2 milyona yakın üyeye sahip olan SWSI, büyük bir ideolojik rekabet içerisinde olduğu, SSCB merkezli Kızıl Spor Enternasyonali (RSI) ile birlikte işçi sporlarının iki lokomotif örgütünden biriydi.

İlk işçi kulüpleri, 1800’lerin ikinci yarısında Amerika ve Avrupa’da kuruldu. İşçi sınıfı içindeki örgütlülük durumuna paralel biçimde Avrupa’nın Almanca konuşan halkları kısa süre içerisinde hareketin direksiyonuna geçti. Bu merkezlerin başında Viyana kenti geliyordu.

İlk işçi jimnastik kulübü, 1891 yılında, 30 sene sonra “Kızıl Viyana” olarak anılmaya başlanacak olan kentte kuruldu. Kulüp, 1894’te Genel Jimnastik Kulübü (Allgemeiner Turnverein) adını aldı ve birçok sporun icra edildiği bir merkeze dönüştü. İlerleyen yıllarda yeni kulüplerin kuruluşuna tanıklık edildi. Bu kulüpler, 1910’da Avusturya İşçileri Jimnastik Birliği (Österreichischer Arbeiter-Turnerbund) adı altında birleşti. Kulüplerin toplam 70 bin üyesi vardı. 1924’e gelindiğinde Avusturya İşçileri Spor ve Beden Eğitimi Birliği (Arbeiterbund für Sport und Körperkultur in Österreich-ASKÖ) adını alan organizasyon bünyesinde jimnastik, bisiklet, yürüyüş, yüzme, kayak, futbol, hentbol, judo ve hatta burjuvaziyle özdeşleşen tenis gibi sporlar dahi yapılıyordu.

2.)Julius Deutsch, Burjuva ve Proleterya Spora Bakış Açıları

Avusturya İşçileri Spor ve Beden Eğitimi Birliği (Arbeiterbund für Sport und Körperkultur in Österreich-ASKÖ), ülke şartları ve dönemin Avusturya Sosyal Demokrat Partisinin de desteğiyle kısa sürede geniş kesimlere ulaşan, Viyana merkezli güçlü bir kültürel hegemonya aracına dönüştü. 300 bine yakın üyeye sahip olan organizasyon, nüfusa kıyasla dünya üzerindeki en büyük işçi sporcu örgütüydü.

ASKÖ’nün başkanı ve aynı zamanda SDAP’ın liderlerinden Julius Deutsch, 1927’de Sosyalist İşçilerin Spor Enternasyonalinin (SWSI) başkanlığına getirildi. 2 milyona yakın üyeye sahip olan SWSI, büyük bir ideolojik rekabet içerisinde olduğu, SSCB merkezli Kızıl Spor Enternasyonali (RSI) ile birlikte işçi sporlarının iki lokomotif örgütünden biriydi.

İşçi sınıfının çalışma saatlerini 8’e indirdiği, 1. Dünya Savaşı ve Ekim Devrimi sonrası Avrupa’da bu, önceki kuşak işçilerin ancak hayal edebildiği bir “boş zaman”ın açığa çıkması anlamına geliyordu. Burjuvazi, bu yeni açığa çıkan vaktin, kendi aleyhine dönmemesi için sporun da aralarında olduğu yeni toplumsal uğraşları şekillendirme peşindeydi. Çok geçmeden işçi sınıfı ve onun örgütleri de bunun öneminin farkına vardı. İşçiler, gençler spora büyük ilgi duyuyordu. Ancak milyonları peşinde sürükleyen bu fenomen, burjuvazinin dümeninde bireycilik, rekabetçilik, cinsiyetçilik ve milliyetçiliğin yeniden üretildiği bütünüyle ticari bir endüstriye dönüştürülüyordu. Sporla ilgilenen işçi gençler, kendilerini burjuva dünyanın proletaryanın çıkarlarına tamamen ters olan bu değerleriyle kuşatılmış halde buluyordu. İşçi kulüpleri böyle bir atmosferde gençliğe soluk borusu olurken sosyalist/komünist partilere de önemli bir örgütlenme potansiyeli sağladı.

Burjuva spor ve işçi sporunu kıyaslarken Julius Deutsch’a kulak verelim: “İşçi sporları, varsıl sınıfların sporlarıyla temelden ayrışır. İkincisi bireyciyken ilki kolektivisttir. Burjuva spor, bireysel performansı ve rekorları öne çıkarırken işçi sporları kitlesel başarıyı ve dayanışmayı önemser. Burjuva spor ve işçi sporu sadece siyaseten zıt değildir, aynı zamanda derin olgusal farklılıklara da sahiptir… İşçi sporları yeni proletarya kültürünün gelişimiyle yakından ilişkilidir. İşçilerin, barları terk edip güzel tabiat yürüyüşleri yapar hale gelmesini sağlamıştır, vücutlarının tüm bölgelerini geliştirmelerini ve sakatlıklardan nasıl korunacaklarını öğretmiştir, onlara cesaret ve kendine güven aşılamış, kendi güçlerine olan inançlarını sağlamlaştırmış böylece entelektüel gelişimleri için gerekli koşulları oluşturmuştur.”

Deutsch’a dönelim: “Burjuva spor, bireysel performansa odaklanmıştır. Her şey rekor, rekor ve daha fazla rekorla ilgilidir. Rekor, her şeyin etrafında döndüğü büyülü bir kelimedir. Sanki bir yüksek atlamacının 1.85 değil de 1.90 atlamasından daha heyecan verici hiçbir şey yoktur. Nurmi ya da Dr. Pelzer’in koşu başarıları mucizeymişçesine övülür ve sonu gelmeyen sansasyoncu haberlerle yeniden üretilir. Aynısı Johnny Weissmüller’in ya da Arne Borg’un yüzmedeki başarıları veya İngiliz Kanalı’nı, Cebelitarık Boğazı’nı geçme girişimleri için de geçerlidir. Oysa insan, amfibi değildir. İnsanın gelişimi de Fraulein Eberle’nin Manş Denizi’ni geçmesiyle tamamen ilişkisizdir. Hoşunuza gitsin ya da gitmesin Charles Hoffmann’ın uçağıyla kendi ekseni etrafında 1093 kere dönerek rekor kırması insan evriminin ya da Amerika’nın müthiş anlarından biri değildir. Bir ‘yenilmez atlet’ dansta, diğeri ağaç tırmanmada, öteki haftalarca uçak sürmede, bir başkası Viyana’dan Paris’e tek ayak üzerinde hoplamada rekor kırmış! Harika! Ama bizim amaçlarımız farklı. Biz yenilmez atletler yetiştirmenin ve rekorlar kovalamanın peşinde değiliz. Biz halkı kuvvetlendirmek istiyoruz.”


Deutsch, sporla “halkı güçlendirme”, halkı daha sağlıklı hale getirme mücadelesinde büyük aşamalar kaydettiklerini belirtiyor: “Fabrikada paydos zili çalar çalmaz proleter gençlerin spor sahalarına koştuğunu görüyoruz… Her türlü spor icra ediliyor. Geçmişte varsıl sınıfların etki alanındaki sporlar dahi proletarya tarafından sahiplenilmiş durumda. Bugün, varsıl sınıfların gençlerinin proleter gençlerden ileride olduğu tek bir spor dalı kalmamıştır.”

İşçi sporları hareketi, sporu, bizim bugün anladığımızdan çok daha işlevsel bir manada “spor olsun diye” yapmakla birlikte aslında bunun güçlü siyasi anlamının da farkındaydı. İnsanlık için temaşa dışında bir işlevi olmayan sprint yarışlarının yerine doğa yürüyüşlerini öne çıkarmak, rekorlar peşinde koşan süper atletler yetiştirmeyi değil halkın spora yüksek oranda katılımını önemsemek, turnuvaların yerine spor festivallerini geçirmek bu anlayışın pratik karşılıklarıydı. Esas olan Deutsch’un deyimiyle “İşçi sporunun, modern işçi sınıfının kültür ve özgürlük arzusuyla direkt bağlantılı olduğu” gerçeğiydi bu yüzden 1933 yılında Avusturya Sosyal Demokrat Partisinden Hans Gastgeb şu cümleleri kurmuştu: “İşçi atlet için kitle sporu ve politik eğitim aynıdır. Spor, bir oyalama aracı değil proletaryayı zihinsel ve fiziksel olarak kapitalizmi yenilgiye uğratma, siyasetin, ekonominin ve kültürün gericileri karşısında muzaffer kılmanın gerekli bir aracıdır.”

3.) AISEP ve LSI

İlk uluslararası işçi sporu derneği, 10 Mayıs 1913’te “Association Internationale Socialiste d’Ecudation Physique” (AISEP) adıyla ile Ghent’te kuruldu. Belçika, Fransa, İngiltere ve bir süre sonra da Almanya’yı kapsamaktaydı. Dernek yönetimi olanUluslararası Büro (IB) Brüksel’de bulunuyordu. 1914’te Frankfurt’ta (Main) bir konferans yapılacaktı, ancak bu arada savaş şiddetlendi ve dernek dağıldı.

Savaştan sonra ilk uluslararası işçi sporu kongresi 16 Ağustos 1919’da Belçika’nın Seraing kentinde gerçekleşti. Belçikalı, Fransız ve İngiliz delegeler yeniden yapılanmayı ve Alman işçi sporunun yeniden başlatılması gerekip gerekmediğini tartıştılar.

12./13 Eylül 1920 tarihinde Luzern’de “Uluslararası Spor ve Fiziksel Kültür Derneği” adı altında dernek yeniden canlandı, ancak daha sonra “Lucerne Sports International” (LSI) adı baskın geldi. Başlangıçta Fransa, Belçika, Almanya, İngiltere, İsviçre, Finlandiya, Çekoslovakya ve İtalya’dan işçi sporcuları temsil edildi, ardından çok sayıda ülkeden sporcular katıldı.

LSI / SASI düzenli kongreler ve çeşitli işçi Olimpiyatları düzenledi:
1925 Schreiberhau’da (Riesengebirge) Kış Oyunları, Frankfurt / Main’de Yaz Oyunları
1931 Mürzzuschlag’da (Steiermark) Kış Oyunları, Viyana’da Yaz Oyunları
1937 Janské Lázně’de (Riesengebirge) Kış Oyunları, Antwerp’te Yaz Oyunları
1943 Helsinki savaş nedeniyle iptal edildi

Ayrıca, LSI / SASI (Sosyalist İşçi Sporları Enternasyonali) 1933/34’te bir Avrupa İşçi Futbol Şampiyonası düzenledi, 1934’te Paris’te anti-faşist işçi sporcularının yürüyüşüne ve 1936’da Barselona’daki Halk Olimpiyatlarına katıldı. LSI / SASI, İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte yok oldu.

SASI’nın 1932 yılındaki ülke bazında işbirliği yaptığı ve birliklerin olduğu ülkeler: Yukarıda sayılanlar dışında ABD, Danimarka, Alsas, Estonya, Hollanda, Yugoslavya, Letonya, Lüksemburg, Avusturya, Filistin, Polonya (Leh, Ukraynalı, Yahudi), Romanya, Macaristan, Norveç.

4.) RSI ve İşçi Olimpiyatları

İşçi olimpiyatlarına devam ediyoruz…

Dünya Savaşı’ndan ağır bir ideolojik yenilgiyle çıkan sosyal demokrasinin önderleri, partilerini milliyetçiliğe, reformizme ve nihayetinde on yıllardır tanıklık ettiğimiz açık kapitalizm savunuculuğuna sürüklerken Avusturya Sosyal Demokrat Partisi bundan uzun süre kaçınmayı başardı. Murray Bookchin’in deyimiyle Avusturya Sosyal Demokrat Partisi, Bolşevizmle reformizm arasında üçüncü bir yol tesis etmeye çalışıyordu. Parti, Ekim Devrimi sonrası diğer ülkelerdekine benzer bir çözülme yaşamamıştı ve Avusturya Komünist Partisi, 1920’de Lenin tarafından “Kitleler içerisinde desteği olmadığı halde komünist olduğu iddiasıyla siyasi bir güç haline gelebilecekleri hayaline kapılmışlar” sözleriyle eleştirilmişti.

Avusturya Sosyal Demokrat Partisi, önde gelen liderleri saflarında tutması ve ülkenin ekonomik/kültürel/siyasi başkenti Viyana’da iktidarı elinde bulundurmasıyla ciddi bir bölünme yaşamaktan kurtulmuştu ama saflarındaki işçileri kaybetmemek için de Avrupa’nın en “radikal” sosyal demokrat partisi olmak zorunda kalmıştı. Öyle ki 1926’daki Linzer Programı ile “gerekirse/burjuvazi mecbur bırakırsa” proletarya diktatörlüğünün inşa edileceği kabul edilmişti.

“Red Sports International” (RSI) 1921’de Moskova’da rakip bir komünist dernek olarak kuruldu. 1928’den itibaren ATSB’den dışlanan komünist sporcular, diğer SASI üyesi derneklerden muhalif işçi sporcular gibi Red Sports International’a katılan kendi derneklerini kurdular. RSI, 1937’ye kadar devam etti.Sovyetlerin öncülüğünde 1921’de kurulan Kızıl Spor Enternasyonali’nin (RSI) üyelerinin çoğunluğu devrim topraklarındaydı. SSCB dışında yalnızca Almanya, Çekoslovakya ve Norveç’te ciddi bir örgütlenmeden söz edilebilirdi.

İşçi sporundaki ilk büyük kitlesel etkinlik, 1921’de Prag’da 20.000 aktif katılımcı ve Lethna’daki ahşap bir stadyumda inanılmaz 150.000 seyirci ile Delnicka Olympiada (“İşçi Olimpiyatı”) idi. Kızıl Spor Enternasyonaliyle Sovyet sporcularının katılımıyla ilgili müzakereler başarısız oldu. Kısa bir süre önce, büyük bir komünist grup Çek İşçi Spor Grubundan ayrılmıştı. Delnicka Olympiada ile aynı zamanda, Prag’ın banliyölerinde, “Spartakiad” adının ilk kez ortaya çıktığı bir karşı etkinlik düzenlendi. Bu ad, Almanya’da Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht tarafından kurulan “Spartaküs Ligi’ anısına veriliyor ki o isim de 2 bin yıl önceki köle ayaklanması önderi Spartaküs’ten geliyordu.

Öte yandan Proleter Olimpiyat Oyunları 1 Şubat’ta kış sporları ile başladı. Diğer tüm yarışmalar 24-28 Ağustos tarihleri arasında Frankfurt’ta ve çoğunlukla oradaki Waldstadion’da yapıldı. RSI üyesi işçi atletlerin İşçi Olimpiyatlarında mücadele etmesi yasaklanmıştı. RSI ile esas hedef komünist parti üyesi işçilerin ötesinde parti üyesi olmayan emekçilere ulaşmaktı. Katılımcılar Almanya’nın yanı sıra Avusturya, İsviçre ve Çekoslovakya’dan (iki dernek, Çek DJT ve Südet Alman ATUS tarafından temsil edildi), Polonya, Letonya, Finlandiya ve Belçika’dan geldi. Fransa, İngiltere, Filistin ve Özgür Şehir Danzig’den. Tüm törenler ulusal bayraklar kullanılmadan gerçekleşti; milli marşlar yerine Enternasyonal çalındı. Jimnastikte, futbol gibi top oyunlarında, su sporları, ağır ve hafif atletizm, bisiklette yarışmalar yapıldı. LSI / SASI, 1925 ve 1931’de RSI sporcularını İşçi Olimpiyatlarından dışladı ve kendi üyelerinin 1928’de Moskova’daki Uluslararası RSI Spartakiad’a katılmalarını yasakladı.

5.) 1925 İşçi Olimpiyatları’nda Futbol

Olimpiyatlarda futbol turnuvasına 14 takım katılırken ilk tur sonunda Çekoslovakya Norveç’i, İsviçre Letonya’yı, Avusturya Finlandiya’yı, Macaristan Filistin’i, Polonya Estonya’yı, Almanya Danimarka’yı elemişti. İlk turda bay kalan Belçika ve Fransa ise çeyrek finalde birbirleriyle oynayarak turnuvaya dahil oldular. 65 bin kişi gibi muazzam bir kalabalığın izlediği finalde Avusturya ve Almanya karşı karşıya gelmiş ve Avusturyalı işçiler 3-2 galip gelmişti. Turnuvanın gol kralı ise Hamburglu eski efsane milli futbolcu Uwe Seeler’in babası Erwin Seeler olmuştu.
Almanya, Belçika, Fransa, Finlandiya, İsviçre ve Alman derneği ATUS tarafından temsil edilen ČSR, Frankfurt’taki futbol turnuvasına katıldı. İlk gün ön eleme oynandı. Tek yarı finalde, 30.000 seyirci ATSB takımının Sudeten Almanlarına karşı 6-1’lik bir galibiyet aldığını gördü. Finlandiya’ya karşı finalde Almanya, Olimpiyat altın madalyasını kazandı.

İlk Tur
24 Temmuz 1925 Almanya – İsviçre 6:0 (5:0), Waldstadion önündeki festival çayırı, 8000
24 Temmuz 1925 Fransa – ČSR (ATUS) 1: 6 (1: 2), Festival Alanı, seyirci sayısı yok
24 Temmuz 1925 Finlandiya – Belçika 4: 2 (1: 2), Festival Alanı, seyirci sayısı yok

Ara Tur
25 Temmuz 1925 Belçika – İsviçre 2: 1 (1: 2), Waldstadion, 30.000 seyirci
25 Temmuz 1925 Almanya – ČSR (ATUS) 6: 1 (1: 1), Waldstadion, 30.000 seyirci
Yerleştirme Turu
26 Temmuz 1925 Fransa – İsviçre 0: 3, Festival Alanı, seyirci sayısı belirtilmemiş.

Final
28 Temmuz 1925 Almanya – Finlandiya 2-0 (0-0), Waldstadion, 40.000 seyirci

Almanların ve Finlerin 1925 Olimpiyat finaline girişi

Kaynak: Arberiter-Fussball

ATSB takımı tüm turnuvayı bu kadroda oynadı: Sparke (Dresdner SV 1910) – Dorn (TSVgg 1891 Nürnberg-West), Krahmer (VfL 1892 Leipzig Südost) – Bogen (VfK 1892 Kleinzschocher Leipzig), Naumann (FT Leipzig- Lindenau ), Ehrlich (VfR 1914 Oetzsch-Markkleeberg) – Paul Schmidt, Richard Schmidt (her ikisi de VfL 1892 Leipzig-Südost), Reichel (SV Sachsen 07 Leipzig), Günther ve Apitz (her ikisi de FC Preußen 1911 Leipzig-Mockau).

Sivil Olimpiyat Oyunlarının aksine, ne madalya ne de devlet bayrağı kullanıldı. İşçi Olimpiyatı, eski savaş muhaliflerinden sporcuları bir araya getirirken, Almanya, IOC’nin önceki savaş sonrası Olimpiyatlarından dışlandı. Bu, Olimpiyat turnuvasındaki mükemmel organizasyon ve adil oyunun yanı sıra, burjuva spor basınında da takdir gördü.

Tabii ki bütün bu süreçler kolay yaşanmamıştı, büyük mücadeleler ile bu organizasyonlar yapılıyordu.

6.) Moskova’da Spartakiad futbolu, 1928

1928’de Sovyetler Birliği’nde ilk “All-Union Spartakiad” gerçekleşti. Etkinlik için açılan Moskova Dinamo Stadyumu, 12-24 Ağustos tarihleri arasındaki müsabakaların çoğuna ev sahipliği yaptı. Kürek ve yelken yarışmaları Leningrad’da yapıldı. Programda toplam 21 spor vardı.
612’si yabancı delegasyonlardan olmak üzere toplam 7.125 sporcu yarışmalara katıldı. Yabancı katılımcıların dağılımı şu şekildeydi: Almanya 195, Finlandiya 83, Avusturya 71, İsviçre 51, İsveç 42, İngiltere 31, Fransa 26, Norveç 24, Çekoslovakya 19, Uruguay 19, Letonya 17, Estonya 14, Arjantin ve Cezayir 1. Çoğu, kulüpleri aracılığıyla Komünist Kızıl Spor Enternasyonaline (RSI) veya Sosyalist İşçi Sporları Enternasyonaline (SASI) bağlıydı. İstisnalar, örgütlü bir işçi spor hareketi olmayan ülkelerden (Uruguay, Arjantin, Cezayir) gelenlerdi. SASI üyelerinin sosyal demokrat işçi spor olimpiyatlarına karşı bu komünist karşı etkinliğe katılmalarına izin verilmedi. Yine de Spartakiade’ye katılanlar, geri döndükten sonra geçici yasaklarla karşılaştılar.
Beklendiği gibi, zaferlerin çoğu Sovyet sporcularına gitti. Sendika cumhuriyetleri şampiyonasında, Rusya Sosyalist Destekleyici Sovyet Cumhuriyeti (RSFSR), Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ni (SSR) ve Belarus SSR’sini geride bıraktı. Bölge şampiyonasının sıralaması şöyleydi: 1. Moskova, 2. Leningrad, 3. Merkez Tarım Bölgesi.
Spartakiade programı birkaç bölgesel futbol şampiyonasını içeriyordu:
Ukrayna Şampiyonası, 1. Kharkiv, 2. Horliwka, 3. Nikolaev, 4. Dnepropetrovsk
Transkafkasya Şampiyonası Finali: Gürcistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti – Azerbaycan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti 6-0
Belarus Şampiyonası Finali: Golmel – Polotsk 4-1
Özbek Şampiyonası Finali (Taşkent): Taşkent – Ferghana 2-0
Türkmen Şampiyonası Finali (Aşkabat): Aşkabat – Merw 4-1
Moskova için 21 takımlı eleme sisteminde bir turnuva planlandı. Üç maç gününden sonra (11-13 Ağustos), önceki tüm karşılaşmalar hazırlık maçı olarak sayıldı ve takımlar iki turnuva için bölündü. Bir turnuvada, Rus bölgesel takımları Rusya Sosyalist Destekleyici Sovyet Cumhuriyeti şampiyonası için oynadı.

1928 Turnuvası
Çeyrek finaller
Uzak Doğu – Orta Tarım Bölgesi 2:1,
Moskova – Sibirya 8:3,
Leningrad – Volga 6:1,
PAPO – Kuzey 7:0

Yarı finaller
Moskova – Uzak Doğu 12:1,
Leningrad – PAPO 12:1

Final
21 Ağustos 1928, Dinamo Stadyumu, 45.000 seyirci
Moskova – Leningrad 5:3 (2:1)
Moskova: Leonov, Ruschinsky (kaptan), Alexander Starostin; Yegorow, Celine, Leuta; Nikolaj Starostin, Troitsky, Isakow, V. Blinkow, Kholin – Leningrad: Sokolow; Gostew, Jezhow; Filippov, Batyrew, Guskow; Grigoryev, Butuzov, Arkhangelsk, Shelagin, Kuskov

7.) 1931 İşçi Olimpiyatları ve Futbol

SWSI tarafından 1925’te Frankfurt İşçi Olimpiyatları sonrası RSI tarafından 1928’de Kış Spartakiadı, Oslo’da; Yaz Spartakiadı ise Moskova’da düzenlendi ve yüzlerce sporcu yer aldı. 1931’de Viyana İşçi Olimpiyatları zirve olmuştu. 26 ülkeden yaklaşık 1.000 işçi atletin 15 branşta katıldığı olimpiyatlarda açılış seremonisini yine işçilerin olimpiyatların hemen öncesinde inşa ettiği Prater (bugünün Ernst Happel) Stadyumu’nda 100 bin kişi izlemişti. 2 milyona yakın üyesi olan Sosyalist İşçilerin Spor Enternasyonalinin (SWSI) düzenlediği ilk işçi olimpiyatı olan 1925 Frankfurt’ta olduğu gibi, proletaryanın şöleninde milliyetçiliğe yer yoktu. Ulusal bayraklar taşınmadı, ulusal marşlar okunmadı.


2. Olimpik futbol turnuvası, 14 takım ve 200 futbolcuyla oynanmıştı. Hollanda, takımlarının Almanya’da oynamasını yasaklamıştı. Favori İngiltere’nin gelmekten vazgeçmesi ve Yugoslavya’nın sadece 5 oyuncu ile gelmesi (böylece oynayamayacak) nedeniyle, Grup I sadece Belçika ve Fransa tarafından oluşturulmuştu. Dört kişilik gruplara göre dezavantajlı duruma düşmemek için Viyana takımlarına karşı rekabetçi karşılaşmalar oynadılar.

Grup I.
23 Temmuz, 15:30 Belçika – SC Technische Union Wien 0: 3 (0: 1), Technische-Union-Platz (Heiligenstadt), seyirci sayısı belirtilmedi.
23 Temmuz, 15:30 Fransa – SK Gaswerk 8 St. Veit Viyana 2:10 (0:6), Robert-Blum-Platz (20. bölge, Brigittenauer Lände 236), 600 seyirci
24 Temmuz, 18:00 Belçika – Fransa 5: 0 (2: 0), Viyana AC, 1.000 seyirci

Grup II
23 Temmuz, 15:30 İsviçre – Letonya 3-0 (1-0), Laxenburgerplatz, 1.500 seyirci
23 Temmuz, 15:30 Avusturya – Finlandiya 5: 1 (2: 1), Karl-Volkert-Platz (eski adıyla Red-Star-Platz, Ottakring), 3.500 seyirci
24 Temmuz, 18:00 Avusturya – İsviçre 8:1 (5:0), Karl-Volkert-Platz, 2.500 seyirci

Grup III
23 Temmuz, 15:30 Almanya – Danimarka 8: 1 (4: 1), Ottakring’deki Zentralvereins-Platz, 8.00 (Sport-Tagblatt Wien’e göre) ila 2.000 (Arbeiter-Zeitung Viyana’ya göre) seyirci
23 Temmuz 17:30 Macaristan – Filistin 3: 1 (1: 1), Prater Stadyumu, 45.000 seyirci
24 Temmuz, 18:00 Almanya – Macaristan 9: 0 (2: 0), Prater Stadyumu, 25.000 seyirci

Grup IV
23 Temmuz, 16:00 Polonya – Estonya 1-0 (0-0), SK Hakoah Viyana, 200 seyirci
23 Temmuz, 16:00 ČSR (ATUS) – Norveç 4: 4 (1: 2), ČSR, Platz des Wiener AC için lot, 800 (Sport-Tagblatt’a göre) veya 1.000 (Arbeiter-Zeitunga göre) seyirci
24 Temmuz, 16:00 Polonya – ČSR (ATUS) 3: 2 (3: 2), Platz des Wiener AC, 1.000 seyirci

Eleme Turları
24 Temmuz 10:00 Finlandiya – Letonya 6:2 (6:1), Zentralvereins-Platz, seyirci sayısı yok
24 Temmuz, 08:00 Filistin – Danimarka 3-2 (3-0), Technische-Union-Platz, 200 seyirci
24 Temmuz, 10:00 Norveç – Estonya 5: 0 (2: 0), Teknik Birlik Meydanı, 200 seyirci

Yarı finaller de 24 Temmuz’da Filistin – Fransa 1-0 ve Norveç – Finlandiya 6-3 (4-1), her iki maç da merkez kulüp sahasında, seyirci sayıları bilinmiyor

Final 25 Temmuz, 09:15 Norveç – Filistin 4:0 (2:0), Prater Stadyumu, 10.000 seyirci

Yarı finaller
25 Temmuz, 15.00 Avusturya – Belçika 6-2, Praterstadion, 35.000 (Wiener Sport-Tagblatt’a göre) ve 50.000 (Wiener Arbeiter-Zeitung’a göre) seyirci
25 Temmuz 16:45 Almanya – Polonya 4:1 (2:1), Prater Stadyumu, 35.000 (Sport-Tagblatt’a göre) ve 50.000 (Arbeiter-Zeitung’a göre) seyirci “Polonya takımı ile anlaşarak maç, Festival performansı için hazırlıkların yapılması gerektiği için 67. dakika iptal edildi.” (Arbeiter-Zeitung, 26 Temmuz 1931)

Final
26 Temmuz 1931 Avusturya – Almanya 3: 2 (0: 0), Prater Stadyumu, 60.000 seyirci

Kaynak: Arbeiter Fussball

8.) Der Arbeiter Turn- und Sportbund (ATSB)

Arbeiter Turn- und Sportbund (İşçi Jimnastik ve Spor Federasyonu), 1893-1933 yılları arasında faaliyet gösteren ulusal bir Alman spor organizasyonuydu. Federasyon, sınıf mücadelesi etrafında inşa edilen solcu siyasi görüşleri aktif olarak destekledi.

19. yüzyılın sonlarında spor güçlü milliyetçi imalarla oldukça politize edilirken açık bir sınıf ayrımı gelişti ve genellikle işçiler yerleşik spor kulüplerinin saflarına kabul edilmedi. Buna karşılık, ayrı işçi kulüpleri ortaya çıktı ve 1893’te Gera’da İşçi Jimnastik Federasyonu (ATB veya Arbeiter Turnerbund) kuruldu. Haziran 1919’da, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, federasyon, atletizm, hentbol ve özellikle futbol dahil olmak üzere jimnastik dışındaki sporların yükselişini yansıtmak için Arbeiter-Turn- und Sportbund olarak yeniden adlandırıldı.

1920’lerin sonlarında federasyonun 770.000 üyesi vardı ve Almanya genelinde 8.000’den fazla futbol takımı kurdu. 1920-32 yılları arasında ATSB, DFB’den (Deutscher Fußball Bund / Alman Futbol Federasyonu) ayrı olarak kendi ulusal futbol şampiyonasını düzenledi. Ayrıca Alman İşçi Jimnastik ve Spor Festivali düzenledi ve İşçi Olimpiyatları da dahil olmak üzere uluslararası etkinliklere ev sahipliği yaptı veya yer aldı.

1930’da federasyon 1.2 milyon üyeye sahipti, ancak komünist odaklı Kampfgemeinschaft für Rote Sporteinheit (KG / Kızıl Spor Birliği İçin Mücadele Topluluğu, genellikle Rotsport) kurulduğunda parçalandı. ATSB, popülaritesine rağmen işçi sınıfı içindeki burjuva kulüplerin egemenliğini hiçbir zaman kırmayı başaramadı.

Das Mitgliedsbuch besteht aus einem grauen Kartonumschlag mit dem Aufdruck: “Arbeiter- // Turn- u. Sportbund E. V.// Mitgliedsbuch “. Darunter ist handschriftlich notiert wurden: ” Huberer, Willi ” Das Mitgliedsbuch besitzt 31 Seiten. Auf der Innenseite des Umschlagblattes ist „Platz bzw. Bestätigung für geklebte Extramarken“. In diesem Mitgliedsbuch ist die Seite leer. Das Titelblatt enthält die Mitgliedsbuch- und Pass-Nr. 162732 und die einzelnen Daten des Besitzers. Zudem weist es einen Stempel auf; ” F. C. Stern // Elbeu ” Auf Seite 4 des Mitgliedsbuches findet sich unter der Rubrik Fußball die gestempelte Nummer 32; ein Lichtbild des Besitzers sowie ein Stempel in ovaler Form: ” Mitteldeutsche Spielvereinigung // Im Arbeiter Turn- u. Sportbund // 2. Bezirk // Fussballspielausschuss.” Seite 5 „Für Übertritte zu anderen Bundesvereinen: // Inhaber meldete sich“ ist in der Rubrik Tag und Jahr der 15.9.1932 verzeichnet. Seite 6 „Ummeldungen für Fußball“ ist am 26. März 1933 eine Eintragung. Die folgenden Seiten sind leer und vorgesehen für Ummeldung für Fußball, Handballspiele, Wasserball.
Des Weiteren gibt es auf den folgenden Seiten eine Rubrik über ” Rechte und Pflichten der Bundesmitglieder. ” und ” Vereinsstatuten. ” Auf den Seiten 25 werden die geleisteten Mitgliedsbeiträge mittels Marken dokumentiert.
Hochformat.

Üyelik Defteri Örneği

Nazilerin 1933’te iktidara gelmesinden sonra, sol eğilimli veya inanç temelli tüm spor dernekleri dağıtıldı. Kulüplervdağıtıldı veya üyeleri ideolojik olarak rejime daha uygun taraflarla birleşmeye zorlandı ve kulüplerin mal varlığına el konuldu. KG Şubat 1933’te, ardından da ATSB Mayıs 1933’de dağıldı.

9.) Avrupa İşçi Futbol Şampiyonası

28 Aralık 1931’de Uluslararası Sosyalist İşçi Sporları Uluslararası Bürosu (SASI), Paris’te işçi futbolcuları için bir Avrupa Şampiyonası düzenlemeye karar verdi. 15 ülke sağlarken Orta Avrupa Grubu Avusturya, Çekoslovakya, Macaristan, Polonya ve Almanya’dan oluşuyordu. Batı Avrupa’dan Fransa, Belçika, Hollanda ve İsviçre katılırken Kuzey Grubu’nda Danimarka, Norveç, Finlandiya, Letonya, Estonya ve İsveç oynadı.
Sıralamalar için sadece puan sayısı belirleyiciydi (galibiyet için 2, beraberlik için 1). Grubun zirvesindeki eşit puanlar, rövanşlı play-off’lar anlamına geliyordu. Kaleci hariç, sakatlanan oyuncuların maç sırasında değiştirilmesine izin verilmedi. Her üç grup şampiyonu da 1 Haziran 1934’e kadar iç saha ve dış saha karşılaşmaları ile belirlenecek ve daha sonra 1934’ün sonunda Avrupa şampiyonası için bu şampiyonlar yine birer iç ve dış saha karşılaşması oynayarak son bir tur yapacaktı. Dernekler bu program dahilinde mekanları ve maç tarihlerini kendileri belirleyebildi.

Hazırlık
İddialı takımlardan Almanya ve Avusturya arasındaki başlama vuruşuna kadar hazırlık süresi sıkıydı, çünkü iyi oyuncuların sivil kulüplere kaybedilmesinden sonra, Arbeiter Turn und Sportbund (ATSB)’nin yeni güçler bulması ve hazırlaması gerekiyordu. 1932 yazında Avusturya ve Norveç’e karşı beş enternasyonal karşılaşma bu amaçla kullanıldı. Avusturya’ya karşı ikinci oyun (Hannover-Linden’de 5:4) saldırı ve savunmada yeni bir yapı gösterdi ve Breslauer Schlesier-Kampfbahn’da Norveç’e karşı üç karşılaşma genel olarak olumlu izlenim verdi. Paul Müller (VfK 92 Leipzig-Südwest), Walter Thomas (SV Freiheit Taura), Herbert Schmidt (FTSVgg. Union 02 Bielefeld), Alfons Beckenbauer (Sportfreunde 1912 Giesing Munchen) ve Curt Schneider (FTSV 93 Dresden Löbtau) Norveç savunmasına karşı 17 gol kaydettiler.

1932 yazında ATSB seçiminin Avrupa Şampiyonası hazırlık oyunları
2. 7. Avusturya 2: 5 (1: 1), Hessen-Kampfbahn Kassel, 12.000 seyirci
31. 7. Avusturya 5: 4 (3: 2), Lindener Stadion Hannover, 6.468 seyirci
6. 8. Norveç 3: 2 (0: 2), Bürgerweg Breslau, 9.000 seyirci
7. 8. Norveç 10:3 (4:0), Stadyum Waldenburg / Silesia, 7.000 seyirci
14. 8. Norveç 4: 4 (1: 1), City Stadium Bytom, 6.000 seyirci

Avusturya karşılaşmasında birkaç gün önce, orta sahanın solunda oynayan ve uzun süredir işsiz olan genç Alfons Beckenbauer’e (geleceğin futbol imparatorunun amcası), FC Bayern Münih, Münih Dornier’de uçak tamircisi olarak ayarlamıştı. Son anda gerçekleşen bu durum karşısında TSV Nürnberg-Ost’tan stoper Hans Werthner ile aradaki farkın kapatılması umuldu ve Herbert Schmidt’in sol yarı forvet pozisyonuna geçmesi istendi. Nürnberg’den yeni gelen iki oyuncu da savunma ve hücumda şans buldu.

Üç Grup
Dresden Ilgen-Kampfbahn’daki 28.000 seyircinin önünde ATSB ekibi hiçbir zaman yüksek beklentileri karşılayamadı. Tecrübeli Avusturyalılar 1-0 kazandı ve böylece grup liderliğine doğru yola çıktılar. İlk kez, Riedel, kendisini savunduğu kadro ve taktikler hakkında işçi spor basınında büyük suçlamalara katlanmak zorunda kaldı. Başarısız başlangıçtan sonra, Sudeten Almanlarına 4:0 ve Polonya’ya karşı 4:1’lik galibiyetler insanlarda zaferlerle yönelik bir konsolidasyon oluşturdu.

Avusturya’nın Macaristan ve Çekoslovakya’ya karşı puan kaybı nedeniyle, grubu kazanma kararı Viyana’daki rövanşta alınacaktı. Ancak bu tarih, Nazilerin iktidara geldiği ve Alman işçi sporunu çökerttiği zamana denk geliyordu. Polonya’ya karşı oynanan 4:1’lik karşılaşma ATSB milli takımının son maçıydı. Şubat 1934’teki iç savaştan sonra Avusturya’da da işçi sporu yasaklandı ve VAFÖ futbolcuları burjuva ÖFB’ye dahil edildi.
Çekoslovakya, Polonya’ya karşı oynanan karşılaşmadaki galibiyetle lider Avusturya’yı puanla geçecekti. Beraberlik durumunda yönetmeliğin gerektirdiği playofflar Noel için planlanmış olacaktı. Görünüşe göre Polonya’ya karşı oyun artık oynanmadı.

ATSB seçimine katılım, işçi sporlarının yasaklanması nedeniyle 1933’ten itibaren artık mümkün değildi. Aynı şey, Şubat 1934’te oradaki iç savaştan sonra Avusturya işçi sporuna da oldu.

Orta Avrupa grubu (1934 yılı başı itibariyle),
1. Avusturya 9:3 puan / 28:13 gol,
2. ČSR (ATUS) 7:3/10:14,
3. Polonya 1:5/4:15,
4. Macaristan 1:7/ 5:11,
derecelendirme yok: Almanya 4:2/8:2

Favori Belçika, İsviçre’ye karşı hala beklemede olan deplasman karşılaşmasına rağmen büyük bir üstünlük sağlamışlardı. Belçika, Fransa ve Hollanda İşçi Spor Dernekleri, 3 Ekim 1933’te İsviçre’nin yazılı onayı ile Batı Avrupa için bir işçi cephesi oluşturma konusunda anlaştılar.

Batı Avrupa grubu (1934 yılı başı itibariyle),
1. Belçika 10:0 (puan)/ 17:6 (gol),
2. Hollanda 2:4/9:6,
3. Fransa 2:6/6:18,
4. İsviçre 0:4/5:7

İskandinav ülkelerindeki zamanlama zorlukları ve hava koşulları nedeniyle oyunlar planlandığı gibi Mayıs ayında başlamadı, ancak 1933 Haziran ayının sonunda başladı. Zaman baskısı nedeniyle iki alt grup oluşturuldu (Danimarka, Norveç, İsveç ve Finlandiya, Letonya, Estonya olarak). Letonya işçi sporu Ağustos 1933’ün başından itibaren yasaklanma tehdidinde bulunduğundan, Letonyalılar iç saha maçlarını Finlandiya’ya karşı Helsinki’de oynadı. 16 Temmuz 1933’te Danimarka, Norveç ve İsveç işçi sporları federasyonları, Kopenhag’da gelecekte futbol da dahil olmak üzere ortak şampiyonalar düzenleyecek bir İskandinav çalışma grubu kurma konusunda anlaştılar.
Kuzey Avrupa grubu sıralaması (1932 yılı sonu itibariyle):
1. Danimarka 2:0 (puan)/4:2 (gol),
2. Letonya 3:3/4:3,
3. Norveç 2:2/8:5,
4. Estonya 1:1/1:1,
5. Finlandiya 2:4/3:9,
6. İsveç 0:0/0:0

10.) 1937’de Antwerp’te III. İşçi Olimpiyatları Futbol Turnuvası

III. ve son İşçi Olimpiyatları 25 Temmuz – 1 Ağustos 1937 tarihleri arasında Belçika’nın Antwerp kentinde gerçekleşti. 15 ülkeden 14.000 işçi sporcu katıldı. İşçi sporu Almanya’da (1933), Avusturya’da ve Letonya’da (her ikisi de 1934) zaten yasaklanmıştı ve olağanüstü hal nedeniyle Estonya’da artık mevcut değildi. Buna ek olarak, İspanya iç savaşı ve buna bağlı olarak Avrupa’daki istikrarsız siyasi durum oyunları gölgede bıraktı. Polonyalı ve Macar işçi sporcuların Belçika’ya girişi reddedildi. Dolayısıyla, katılımcı sayısının 1931’deki Viyana İşçi Olimpiyatları’nın futbol turnuvasının çok altında kalması şaşırtıcı değildi.

Gergin siyasi durum, görünüşe göre, raporlama üzerinde de etkili oldu, bu nedenle kadrolar, sonuçlar veya devre skorları, seyirci sayıları, gol atanlar ve hakemler gibi önemli bilgilerin kayıtlarında da sıkıntılar vardı. Bilgilere İsviçre İşçi Sporları Derneği (SATUS), Sudeten Alman İşçi Jimnastik ve Spor Federasyonu (ATUSU). Norveç’ten Arbeidernes Idrettsforbund (AIF), Finlandiya’dan Työvänen Urheiluliitto (TuL) ve tabii Sovyetler Birliği kayıtlarından ulaşılmaya çalışılmıştır.

Olimpiyat organizatörü, Sosyalist İşçi Sporları Enternasyonali (SASI) sosyal demokrasiye yönelmesine rağmen, ilk kez, Komünist Kızıl Sporlar Enternasyonali’ne (RSI) dahil iki devlet bu Olimpiyata katıldı. İki RSI delegasyonu, SSCB ve İspanya Cumhuriyeti’nden geldi. Olimpiyat katılımcıları ABD ve Cezayir futbol takımları göndermemişti. Sovyetler Birliği, Spartak Moskova (artı 5 erkek takviye) tarafından temsil edilirken, İspanyol seçimi çoğunlukla Katalanlardan oluşuyordu. İsviçreliler Sovyetlerin amatör statüsü hakkında şüphelerini ve Sovyet rejimi için olası propaganda konusundaki endişelerini dile getirmişti.

Bu arada Aralık 1934’te komünist ve sosyalist işçi sporcuları Fransa’da bir dernekte bir araya gelmişlerdi. 1935’te İngiltere’nin komünist örgütü olan Ulusal İşçi Sporları Birliği, sosyalist İngiliz İşçi Sporları Federasyonu’nun bir parçası oldu. Aynı şey 1936’da komünist Kampfgemeinschaft für Rote Sporteinheit (KGS) sosyalist SATUS’a katıldığında İsviçre’de de oldu.

29 Temmuz – 1 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen futbol turnuvasının destek programının bir parçası olarak, önceki iki Olimpiyatta (1925 Frankfurt / Main’de ve 1931’de Viyana’da) olduğu gibi, Alman, İtalyan, Avusturya, Macaristan ve Estonya takımlarında göçmenlerin oynamış olması gerekirdi.

Gruplar aşağıdaki gibiydi:
A Grubu: Hollanda, İsviçre, Finlandiya, Norveç, Filistin, Çekoslovakya
B Grubu: İspanya, Fransa, İngiltere, SSCB, Danimarka, Belçika

Gruplarda Birinci Karşılaşmalar
A Grubu
10:00: Hollanda 2: 5 (1: 3) Çekoslovakya, Racing Platz, hakem: Boone (Fransa)
10:00: İsviçre – Finlandiya 3: 2 (2: 0, 2: 2) n.V., Tubantia-Platz, SR: Stoff (Belçika)
16:00: Norveç – Filistin 7:1 (6: 1), Tubantia-Platz, SC: Henry Nielsen (Kopenhag)
B Grubu
14:00: Fransa – İngiltere 3-0 (2-0), Tubantia-Platz, SR: Olsen (Norveç)
15:00: İspanya – Belçika 2: 0 (1: 0), Racing-Platz, SR: Minnig (İsviçre)
17:00: Sovyetler Birliği – Danimarka 8:0 (6:0), Stade de l’Antwerp, SR: van Steenbergen (Belçika) 1)
İlk turun sonucu: Gerçek bir sürpriz, İngilizlerin daha zayıf Fransızlara karşı elenmesiydi. Finlerin Konfederasyonlara karşı yenilmesi de beklenecek bir şey değildi.

Gruplarda İkinci Karşılaşmalar
A grubu
Çekoslovakya, Macarların çekilmesi nedeniyle mücadele etmeden 3. tura yükseldi.
18:00: Norveç – İsviçre 5: 0 (4: 0), Stade de l’Antwerp, SR: Evrard (Belçika)
B Grubu
İspanya, Polonyalıların çekilmesş nedeniyle mücadele etmeden 3. tura yükseldi.
17:00: Sovyetler Birliği – Fransa 7-1, Tubantia-Platz, SR: Dekker (Hollanda) 2)

Gruplarda Üçüncü Karşılaşmalar
A grubu
16:00: Norveç 3-1 Çekoslovakya, Stade de l’Antwerp
B Grubu
31 Temmuz – 18:00: Sovyetler Birliği – İspanya 2-0, Stade de l’Antwerp

Programa göre, finaller için grup maçlarında SSCB ve Norveç galip geldi.

1 Ağustos
3.lük Karşılaşması: 14:00: İspanya 2-1 Çekoslovakya, Tubantia Meydanı

Final: 18:00: Sovyetler Birliği – Norveç: 2-0, Stade de l’Anvers, 25.000 seyirci;
Sovyetler Birliği: Anatoly Akimow, Konstantin Malinin (CDKA Moskova), Viktor Sokolow, Sergej Artemjew, Alexander Starostin, Pjotr Starostin, Mikhail Dmitriew (Spartak Charkiev), Georgi Glazkow, Nikolai ile Sovyetler Birliği (Spartak Moskova) Starostin, Pjotr Terenkow (Lok Moskova), Grigory Fedotow (Metallurg Moskova)
Norveç: Hugo Karlsen (Rapid Moss), Leopold Krupp (Sagene Oslo), Thormod Jensen (Slemmestad), Gustav Rehn (Reidulf Oslo), Gunnar Heintz (Sprint Moss), Magnus Johannessen (Buöy Stavanger), Hjalmar Sörensen (Sprint Moss), Jacob Johannsen (Sparta Sapsborg), Annar Simensen (Sagene Oslo), Odd Larsen (Sparta Sapsborg), Öivind Hansen (Spartacus Oslo)

11.) İşçi Sporları İddiasının Terk Edilmesi

İç Savaş sebebiyle ertelenen 1936 Barcelona, tarihin en geniş katılımlı olimpiyatı olmaya adaydı. SSCB dahil 22 ülke ve mültecilerle birlikte toplam 6 bin işçi sporcu, katılım için oyunlara kaydolmuştu. Olimpiyatlar için gelen bazı sporcular İç Savaş’ın başlaması sonrası İspanya’da kalarak faşistlere karşı savaşmıştı.

1931 Viyana İşçi Olimpiyatları, popülarite bakımından bir yıl sonra düzenlenen 1932 Los Angeles Yaz Oyunlarıyla başa baş bir görüntü çizerek dünyaya önemli bir mesaj vermişti. 1936 Berlin Yaz Oyunları, Nazilerin propaganda sahası olurken 1936 Barcelona, bir başka faşist güç tarafından engellendi. 1937 Antwerp ise 1936 Berlin’in gölgesinde kaldı. Bu olaylar dizisi 1939’da 2. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla zirveye çıktı. SWSI ve RSI kısa süre içerisinde tarih oldu. Faşizm, savaştan yenilgiyle ayrılsa da 1945 sonrası artık başka bir dünyada yaşanıyordu.
SSCB’nin, IOC’nin 1952 Helsinki Olimpiyatlarına katılmayı kabul etmesi, proletaryanın ‘işçi olimpiyatları’ ve aslında tüm politik manalarıyla işçi sporları iddiasından da güçlü bir geri adımı işaret ediyordu. Evet, sosyalist ülkeler sporda çok başarılıydı, pek çok madalya kazanılıyordu ama işçi sporlarının “rekabet, “kazanmak”, ve “madalya” gibi hedefleri yoktu.

Bu noktada sözü ASKÖ’nün Başkanı Julius Deutsch’a bırakalım: “İşçilerin her spor etkinliği işçi atletlerin kültürel hedeflerinin de bir göstergesidir. Etkinlikler sadece atletlerin sosyalizm, barış ve halklar arasında eşitlik gibi hedeflerini ortaya koymaz aynı zamanda geçmişle bilinçli bir kopuşu ve yeni bir kültür yaratma arzusunu simgeler.”

Kategori:Arsadaki FutbolKapsam DışıOlimpiyatlar